Modada Nihilizm

“Hayat nesnel bir anlam, amaç veya içsel değerden yoksundur.”


Nihilizm, bir diğer adıyla hiççilik ya da yokçuluk. En popüler tanımıyla da her şeyin anlamdan ve değerden yoksun olduğunu savunan felsefi görüş. Tanrı’nın varlığını, estetizmi, dini, ahlakı, iradenin özgürlüğünü ve bilginin imkanını reddeden bir yaklaşım.


Peki ya temelde estetizmin bütün biçimlerini reddederek, yararcılığı ve bilimsel usçuluğu savunan nihilizme göre modada nihilizm mümkün mü?


Bilinenin aksine nihilist felsefe, yaşamın doğal bir anlamı olmadığını öne sürse de, kendi anlamımızı yaratmamızı ve onu yaşamımıza uygulamamızı önerir. İnsanlar olarak, boş alanları doldurmak için doğal bir içgüdüye sahibiz ve bizim bakış açımıza göre gelecek, doldurulmaya hazır, dev, boş, belirsiz bir alandan biraz daha fazlasıdır. Friedrich Nietzsche’ye göre ise, “Yaşamak acı çekmektir ve hayatta kalmak acı çekmekte bir anlam bulmaktır.”


Moda, sanat ve edebiyatta hayranı olduğumuz her şeyi reddeden nihilistler tüm bunların anlamsız olduğunu savunuyor. Modada nihilizm ise ilk olarak Alexander Mcqueen’in 1994 yılındaki bahar koleksiyonunda karşımıza çıkıyor ve koleksiyon tabii ki beklenildiği üzere oldukça gotik ve karanlık parçalardan oluşuyordu. Modellerin üzerindeki gösterişli giysilerinin altındaki zayıf bedenleri ve çökük gözleri dikkat çekiyordu. Üstelik giysilerinin üzerine sıçrayan kan ve kir makyajı da defileyi izleyenleri şok edici bir karanlığa sürüklüyordu. Koleksiyon, nihilizme uygun olarak modanın işlevini reddetmekle ilgiliydi. Modanın varlığını ne övme ne de yerme çabasında olan bu koleksiyonda bazı modellerin görüntüleri oldukça ürkütücü ve rahatsız ediciydi. McQueen, ilk sahnelenen podyum şovu için bir araba kazasının veya bazı eleştirmenlerin gözünde istismarın kurbanı gibi görünen modelleri sundu.



The Independent gazetesi “McQueen's Theatre of Cruelty” ("McQueen'in Zulüm Tiyatrosu") adlı gösterinin incelemesinde şöyle bahsetti: "Londra'nın Doğu Yakası'ndan 24 yaşındaki McQueen, hırpalanmış kadınlardan, şiddet içeren yaşamlardan, kıyafet kurallarının yarı çıplaklık olduğu kulüplere vahşi, uyuşturucuyla güçlendirilmiş gece dalışlarıyla dengelenen öğütücü günlük yaşamlardan bahseden bir görüşe sahip.”



Koleksiyonun en akılda kalan parçası ise dekolteli pantolon trendinin atfedildiği 'bumster' pantolonlardı. McQueen, The Guardian Weekend'e 1996'da verdiği röportaja bu parça için “omurganın altı – orası herhangi birinin vücudunun en erotik kısmıdır” dedi.


McQueen'in bu koleksiyonu bir korku şovu olarak herkes tarafından kabul edilmesine rağmen, İngiliz modasını tam anlamıyla tanımladığı da kimse tarafından inkar edilmedi. McQueen’e göre parçalanmış giysiler, bedeni ne süsleyip ne de koruduğunda, insanlığımızın ham bir hatırlatıcısı olarak hizmet ettiği zaman anlamsız hale geliyor. McQueen tüm kariyeri boyunca, korkunç ve esrarengiz olandan asla kaçınmadı, ancak nihilizm ele aldığı en korkutucu konu olabilir. Varoluşsal anlamsızlık yani Nietzsche'ye göre, anlamsızlık felsefesi, bir insan aklının düşünebileceği en zor düşüncedir. Herhangi bir şeyin anlamı veya içsel değeri olduğunu inkar etmek, bir bakıma hiçliği kucaklamak demektir. Bu sonsuza uzanan varoluşsal bir kriz, kulağa çok iç karartıcı gelse de, nihilistler, sanata, edebiyata ve modaya sızan çok önemli bir nesildir.





Günümüzde insanlık olarak doğanın, siyasetin ve ekonominin istikrarsızlığının acı içinde farkında olarak büyüdük. Ekonomik açıdan rahat olanlar için bile, işsizlik, gelir adaletsizliği, tükenen doğal kaynaklar, küresel ısınma, terörle savaş, küresel durgunluk ve sonsuza dek baş gösteren petrol zirvesi tehdidinin farkındalığını kaçınılmaz olarak yaşadı. Artık hiçbir şeyin kesinliği yok ve bunun farkına vardıkça bazılarımız nihilizm hepimizin içine doğal olarak yerleşmeye başladı.


Eugene Thacker'ın popüler kültürün yoğun bir nihilist analizi olan In The Dust Of This Planet adlı kitabı Jay-Z'den Lily Collins'e kadar ünlülerin kapak resminin olduğu modaya uygun pop-nihilizm kültürüne bir örnek. New York merkezli moda markası BLK DNM, Eugene Thacker'ın kitabının kapağını kaldırıp BLK DNM'nin İlkbahar/ Yaz 2014 koleksiyonunun kitabın her yerine basan Norveçli sanatçı Gardar Eide Einarsson ile ortaklık kurdu. Bu sayede modada nihilist bir mesaj verdi.




David McRaney You Are Not So Smart'ta, "Her gün kaderinizi etkileyen güçleri kontrol edemediğinizi hissediyorsunuz - iş, hükümet, bağımlılıklar, depresyonunuz ve paranız" diyor. “Yani mikro isyanlar çıkarıyoruz. Zil sesini özelleştiriyoruz, odamızı boyuyoruz, pul koleksiyonu yapıyoruz. Küçük de olsa seçimler yaparak, çaresizliğin ezici ağırlığını durdurabiliyoruz.”


Moda, hayatın varoluşsal anlamsızlığına karşı bize geçici bir sığınak sağlayabilir, çünkü o elbiseyi denerken ya da o partiye hazırlanırken o birkaç değerli saat için, görünüşün dışında başka hiçbir şey için endişelenmeyiz. Bir an için bile olsa varoluşsal korku hissinden kurtulmanın yollarını bularak ideallerimizden uzaklaşırız. Belki de McQueen'in baştan beri anlatmaya çalıştığı şey buydu.


14. Dalai Lama Tenzin Gyatso insanlık hakkında onu en çok neyin şaşırttığı sorulduğunda, şöyle yanıtladı: "İnsan. Çünkü para kazanmak için sağlığını feda eder. Sağlığını iyileştirmek için para feda eder. Ve gelecek için o kadar kaygılıdır ki, şimdiki zamandan zevk almaz; sonuç şu anda ya da gelecekte yaşamamasıdır; hiç ölmeyecekmiş gibi yaşar ve sonra gerçekten hiç yaşamadan ölür."




72 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör