Röportaj: bi'avuç

Sizler için bu ay Karaburun'da bölgeye has tıbbi ve aromatik bitki türlerinin toplayıcılığı, yetiştiriciliği ve bu bitkileri kullanarak doğal ve şifalı ürünler üreten bi'avuç ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Publik Market Spotify sayfası için bir de playlist hazırladılar.


bi'avuc'u kurmaya nasıl karar verdiniz?  Hikayenizden ve ne yaptığınızdan kısaca bahseder misiniz?


bi’avuç hayatın farklı yerlerinden gelen ve paralel hayallerle yolları spontane kesişen, yaşları 30’ları geçkin bir grup arkadaşın Karaburun bazlı kolektif girişimi. Bizimkisi, hepimizin birbirinden bağımsız olarak yürüdüğü hayat yollarının farklı patikalardan dolanarak bizi aynı düzlüğe çıkarması gibi bir birleşme. Bu birleşme, birbirinden bağımsız olarak benzer motivasyonla aynı yöne doğru giderken ortak hayaller üzerinde buluşmak gibi bir form kazanıyor. Bu ortak hayaller ise bireyler olarak kendi içimizdekiyle sınırlı olmayan bir alandan, bizim dışımızda, yaşanan pek çok paralel hayatı deneyimleyen birey veya grupların motivasyonunu oluşturan daha kapsamlı bir kolektif bilinçten besleniyor.


bi’avuç doğadan alınan ilham ile ona en az zararı verecek her türlü tasarım, üretim ve dönüşüm ile uğraşıyor. Arada da özellikle hiç bir şey yapmadan ve doğaçlama müzik yaparak birliktelik kurmaya gayret ediyor. Bölgeye has yabani ve yetişen tıbbi ve aromatik bitki türlerinin toplayıcılığı, yetiştiriciliği, tıbbi ve aromatik bitkileri kullanarak doğal ve şifalı ürünlerin üretimi, onun dışında ekolojik ve doğal tarım, atık yönetimi, toprak ıslahı, geri dönüşüm, ekolojik mimari gibi geniş bir yelpazede farklı alanlarla ilgileniyoruz. İlerleme kaydettiği işlerle ilgili atölyeler düzenlemekte, katılımcılarla iş birliği yapmakta, karşılıklı öğrenmekteyiz.



bi’avuc ekibi kimlerden oluşuyor. Kısaca tanıyabilir miyiz?


Sekiz kişilik çekirdek kadromuz var ancak bi'avuç olarak saydığımız komşularımız, üzerimizde emeği geçen abi, ablalarımız, başka yerlere yaşayan ve bize oldukça katkıda bulunan dostlarımız var. Şu an çekirdek kadrodan üç çift Karaburun’da yaşarken iki arkadaşımız, Karaburun - İstanbul arası gidip geliyor. Herkesin farklı özellikleri ve yetenekleri var. Anaerkil bir yapı sürdürmeye çalışan grubumuzun kadınları Tuğçe (fotoğrafçı, dijital ajans), Özlem (dijital pazarlama, içerik) ve Anna (coğrafya, turizm) bazı konularda birbirinden farklı ancak bir araya geldiklerinde güçlü ve yapıcılar. Erkekler, Engin (fotoğrafçı), Öktem, (turizmci), Şans (dijital pazarlama), Mehmet Ali (yüksek mimar, şehir planlamacısı) ise bazı yönlerden birbirlerinden ayrılsalar dahi kadınları tamamlayıcı özelliklere sahipler. Susam ise henüz daha minnacık, ne çıkacak hiç bilmiyoruz.



Nergis çiçeğinin ana vatanı sayılan Mordoğan'da "Nergis Hikayesi" isimli bir etkinlik düzenliyorsunuz. Bunun haricinde çeşitli atölyelerinizde var. Neler yapıyorsunuz bu atölyelerde?


Nergis'i Narcissus çiçeği yani yunan mitolojisinden dönüşüm ve aydınlanmayı temsil eden çiçek olarak değerlendiriyoruz. Bu bölgeden dünyaya güzel kokular yayıyor ve yerel geçim kaynaklarından bir tanesi. Nergis Hikayesi ile bu çiçeğin ana vatanında, katılımcılara, çiçeğe dokunabilecekleri, çiçek ile yapılan üretimin bir parçası olabilecekleri ve sürdürülebilir yaşamı çiftliğinde görüp, öğrenebilecekleri bir ilki sunmuş olduk. Bu atölye sayesinde Nergis ile ilgili çalışmalara başlamış olduk ve oldukça keyifli geçti.



Atölyeler bizim için oldukça önemli, karşılıklı alış-veriş içerisinde öğrenip, öğrettiğimiz süreçler. Biz atölyelere katılımcıların bizden biri gibi hissettiği ve daha çok deneyim ve duygularımızı paylaşabildiğimiz, birlikte geçirilen zaman gözüyle bakıyoruz. Furma Ekolojik Çiftliği de bu bakımdan oldukça iyi bir paydaş oldu bize. 



Doğal ürünler üretmenizin yanı sıra sosyal sorumluluk projelerine de katkı sağlıyorsunuz.Bu projelerden bahseder misiniz?


Sosyal sorumluluk projesi henüz biraz iddialı olacak ancak Belediyeler ile ortak hareket eden ve çevre koruma konusunda oldukça güzel işler yapan Karaburun Kent Konseyi, köylüyü kalkındırmak, yerel üretimi arttırmak gibi konularda çalışmalar yürüten Batı Köyleri Koperatifi, Bozköy Koperatifi, Karaburun Kadın İşliği gibi üretim kooperatifleri, Mimas dağcılık ve doğa kulübü, İnecik Zeytin Okulu gibi kar amacı gütmeyen, yerel üretim ve kalkınma konusunda çalışmaları olan çeşitli kurumlarla iş birliklerimiz var. Doğayı koruma, toprak ıslahı gibi konularda projeler hazırlayıp kapıları çalıyoruz. Bitkisel beslenme, doğal ilaçlar gibi konularda yerel insanı ve çevremizi bilinçlendirmeye uğraşıyoruz. Çocuklar ile ilgili güzel fikirlerimiz var, umarız tüm bunlar bir gün daha da gelişir ve kendi sosyal sorumluluk projelerimize dönüşürler. 



Butik bir üretici olarak hangi konularda zorlanıyorsunuz? Yaptığınız işin avantajları ve dezavantajları nelerdir?


Butik bir üretici olarak zorlandığımız konuların başında bürokratik sistemin getirdiği mali engeller, sürdürülebilir ekonomi (ekoloji değil yanlış anlaşılmasın) konusunda serbest piyasa ekonomisinin beklentileri geliyor. Yaptığımız işin güzelliği, başından sonuna üretimin her aşamasına elimizin değiyor olması, bu da kendi ürününden yabancılaşmamızı önlüyor. Üretmek için üretmenin keyfini yaşıyoruz. Dezavantaj olarak ise sınırlı sayıda üretim kapasitesini öne sürebiliriz. Doğal ürün üretmek, sentetik üründen pek tabii farklı. Raf ömrü, sterilizasyon, saklama koşulları gibi konularda çok daha fazla hassasiyet gerektiriyor. 









bi'avuç x Publik Market on Spotify

Hazırlayan: Sevde Hato

471 görüntüleme

Copyright © Publik Market. All rights reserved.

  • Black Instagram Icon
  • Black Facebook Icon
  • Spotify